Neden Japon değil, Neden Yasu?

japan-men-national-dress-cartoon-vector-design-48513733

Aslında kendim hakkımda konuşmaktan, ilişkilerini anlatmaktan çok fazla hoşlanan biri değildim. Gerçi çok da anlatabileceğim birşey olmamış da olabilir, emin değilim.

Yasu ile tanışmamızın ardından elime epey bir malzeme geçti. Bunların bir kısmını ilerde anlatmaktan büyük keyif alacağım.

Bir iletişimci olarak Japon sinemasını sevdiğimi de birçok arkadaşım bilir. Hele o Takeshi Kitono’nun efsanevi Dolls filmi yok mu! İşte filmin en önemli sekanslarından biri, Noh tiyatrosu beni derinden etkilemişti. Sonrasında bir festivalda canlı da izlemişliğim vardı. Meğer bu günlere yatırım yapmışım :)

Farklı kültürden erkek arkadaşınız olmasının, hele zaman farkı yaşadığınız biri olmasının birçok negatif yanı bulunmakta. Ancak ben hayata pozitif bakmayı sevdiğim için ilişkimizde Yasu’yu özlemenin dışında çok büyük bir problem olduğunu düşünmüyorum. Biz birbirimize benziyor muyuz? Aslında tam tersi.. Hiç benzemiyoruz.. Çünkü benim tüm duygusal çalkantılarıma karşı Yasu’nun ayakları yere basıyor. Sabırlı ve anlayışlı.. Benim de iyi yanları var tabi :) Sadakat ikimizin buluştuğu nokta olmasını umuyorum. Ama onunla birlikte olduğumdan beri hissettiğim şey Yasu’yu yıllardır tanıyormuşum gibi bir güven duyduğum olsa gerek. Aslında neden Japon? sorusun bir yanıtı yok. Sorunun yanıtı neden Yasu? Ben dil, din, kültür farklılıklarına inanmıyorum. Benim için iyi insan, kötü insan var. Benim için doğru ve iyi insan olduğuna inanıyorum.

Umarım hep böyle kalır..

Not: Bir dahaki yazımda uzak mesafeli, zaman farklı ilişkilerden söz edeceğim.. Umarım

 

(97 Posts)

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *